sikis, sex izle, hd porno, porno izle, mobil porno, hd porno, erotik film, turkce porno, sikis izle, izmir escort, gaziantep escort, izmir escort, porno
Ekonomik ve Sosyal Hayatları Nasıldır? | Korkma.net | Korku Videoları | Paranormal | Cinler | Korkunç Videolar | Korku | Ruhlar
paykasa bozdurma paykasa bozum astropay bozdurma
Anasayfa » Cinler Alemi » Ekonomik ve Sosyal Hayatları Nasıldır?

Ekonomik ve Sosyal Hayatları Nasıldır?

Onlar da insanlar gibi toplum halinde yaşarlar. Her türlü ailevi-sosyal-ekonomik farklılaşma ve bunun sonucu olarak da sosyal gruplar-kavimler halinde bütünleşme aşamalarını geçirdikleri muhakkaktır. Hayati idame ettirmeye yönelik ekonomik faaliyetlerinin de insan toplumlarına benzer şekilde geliştiği var sayılabilir. Ancak, cinlerin daha doğal bir hayat yaşadığı; insanların yiyecek-yemeklerinden de yararlandıkları, uzak yerlerdeki su-yiyecek-meyvelere hız farkından dolayı kolayca ulaşabildikleri açıktır. İnsanlara göre yiyecek ve içecek elde etmek, yahut kazanmak konusunda daha avantajlı oldukları, sıvılara daha çok ihtiyaç duydukları bir gerçektir. Nitekim suyun, onlar için insanlardan daha hayati bir öneme sahip olduğunu aşağıdaki ayetten anlamaktayız:

“(Allah): ‘Şayet (cinler), (doğru) yola yönelselerdi, Biz onların sularını bol bol kılardık.'” [CİN(72)/16]

Nitekim kendileri de “madde- enerji dönüşümü”nü, su içersinde kolayca yapabilmektedirler. Beyinlerinin ve gözlerinin büyük olmasının da; bu dönüşümde önemli rolü olmalıdır. Bazı yiyecek kırıntılarını, bu yolla çoğaltarak; az çabayla kolayca besin elde etmeyi başardıklarına Peygamberimiz işaret etmiştir:

Cinlerin, Allah Resulü (s.a.v.)’e gelerek, azık istedikleri hadis kaynaklarında mevcuttur:
“Nusaybin cinlerinden bir heyet, benden azık istediler; sakın ‘kemik’le ve ‘tezek’le taharetlenmeyin. Çünkü onlar, cin kardeşlerinizin yiyecekleridir.”
“Bunlar, cinlere ne fayda sağlayabilirler ki?” diye sorduklarında, şöyle buyurdu;
“Buldukları kemik üzerinde behemehal biraz et bulurlar; buldukları tezek içinde de mutlaka bir tat bulurlar.”
Rudani, C. 1, H.no: 505, s. 182.

Hadisten anlaşıldığı kadar, kemiklerin üzerindeki et kırıntılarından hareketle; o kemikleri etli hale getirebiliyorlar.Tezeklerinde yaydığı kokudan yararlanbiliyorlar. Başka bir rivayette de tezeklerin içindeki arpa-ot kırıntılarını çoğalttıkları ifade edilmektedir. Cinlerin, hayvanlarının da olduğu, hadislerde geçmektedir. Bu nedenle bazı hadislerdetezeklerin, cinlerin hayvanlarının yiyeceği olduğuna işaret edilmiştir.

Peygamberimiz‘in birçok hadisinde; Müslüman cinlerin, Müslümanlar’ın yiyeceklerinden yararlandıkları; cin-şeytanların ise besmele çekilmeyen yemeklere ortak oldukları; her türlü “domuz eti, kan, leş, insan kanı ve temiz olmayan şeyleri yedikleri” ifade edilmiştir. Şurası kesindir ki; besmele çekilmeyen her işte; cin-şeytanların o işe ortak olma tehlikesi mevcuttur. Bu işler, ister yemek yemek, seyehat etmek, eve girmek veya uyumak için yatmak, isterse kişinin hanımıyla halveti olsun, “cin-şeytanlar“dan “Allaha sığınmak” gerekmektedir. Elbette Allah’ın kölesi olan kimse, tüm işlerini,“Allah’a itaat ederek ve O’nun himayesinde” yapar. Bunu yapmayan kimse de adeta: “Ben Allah’ın himayesinde değilim, O’nun izniyle hareket etmiyorum” demiş olur ki; o zaman Allahtan koruma bekleyemez ve böylece “şeytanınetkileri“ne açık olur.

“Cin toplumları”nın, insan toplumları gibi mesleki-sosyal farklılaşmış zümrelere sahip olduğu açıktır. Cinlerin de, bireysel yeteneklerine göre mesleki farklılık gösterdiği, Kur’an ayetlerinden açıkça anlaşılmaktadır. Süleyman Peygamber, emrine verilmiş cinleri, mesleki yeteneklerine göre görevlendirmiştir:

“Süleyman’a, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay olan rüzgarı (verdik). Erimiş bakır kaynağını onun için akıttık. Ve cinlerden de Rabb’inin izniyle onun elinin altında çalışan (kimseler) vardı. Onlardan kim emrimizden sapacak olsa, ona ateş azabını tattırırız.”
“(O cinler), ona(Süleyman’a) dilediği mihraplar, temsiller(heykeller), oyma tekneler ve sabit kazanlar yapıyorlardı. (Ey) Davut Ailesi, teşekkür edin. Kölelerimden teşekkür edenler azdır.” [SEBE(34)/12-13]

“Şeytanlardan kimisi, ona(Süleyman’a) dalgıçlık ve bundan başka işler yaparlar. Biz onları(şeytanları) gözetleyenleriz.” [ENBİYA(21)/82]

Dünya gezegenini insanlarla paylaşan cinlerin, yaşama alanları; genellikle insanların yaşamadığı tenha-terkedilmiş yerler, helak olmuş kavimlerin yurtları, su havzaları, ormanlar, dağlar, mağaralar, denizler ve adalar... Peygamber (s.a.v.)’den nakledilen bir hadisde cinlerin meskenleri“Yer’in oyuk yerleri” olarak ifade edilir.(Rudani, C. 1, H.no: 444) Bir başka zayıf hadis kaynağında ise Peygamberimiz (s.a.v.)’in, Müslüman cinleri; köylere ve dağlara; Müşrik cinleri ise; dağlara, adalara ve denizlere yerleştirdiği zikredilmektedir.

Bugün “İblis’in tahtının su üzerinde olduğu” hadisi ışığında; Süleyman peygamberle ilgili hadisler ve Kur’an’daki işaretlere baktığımızda rahatlıkla şunu söyleyebiliriz: İblis ve cin-şeytanlar“Pasifik Okyanusu’nda, Solomon adaları merkezli bölgeyi yurt ve üs” olarak seçmişlerdir. Nitekim, İblis‘in adamlarının “Lemurya toplumu” diye anlattıkları“şeytan toplumu”nun yurdu burasıdır.

Hakkında Admin

"İnsan bilmediği şeyden korkar" sloganıyla 2012 yılında yayın hayatına başlayan "korkma.net" gerçekçi ve özgün içerikleri ile siz değerli takipçilerimizin ilgi odağı olmayı başarmış ve araştırmacı bir ruhla her geçen gün yeni konular üzerine detaylı ve iddialı çalışmalarla birçok bilinmeyene ışık tutmaya devam etmeyi amaçlamaktadır.

İlginizi Çekebilir

cinler-alemi-hakkında-bilgiler

Cinler Alemi Hakkında Bilinmeyen Gerçekler

Bu videoda cinler alemi hakkında bilinmeyen, duyulmayan birçok gerçeği öğreneceksiniz. Videolardan anında haberdar olabilmek için ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
canlı bahis siteleri