sikis, sex izle, hd porno, porno izle, mobil porno, hd porno, erotik film, turkce porno, sikis izle, izmir escort, gaziantep escort, izmir escort, porno
Cinler İnsanlarla Evlenebilir Mi? | Korkma.net | Korku Videoları | Paranormal | Cinler | Korkunç Videolar | Korku | Ruhlar
Anasayfa » Cinler Alemi » Cinler İnsanlarla Evlenebilir Mi?

Cinler İnsanlarla Evlenebilir Mi?

Bu babta, onların insanlarla evlilik kurup kuramayacakları anlatılacaktır. Bu konu, iki ana nokta’ya işareti gerektiriyor:
— Bunun imkân ve vukuu,
— Meşruiyeti.
İmkân ve vukuuna gelince; insanların cinlerle veyahut cinlerin insanlarla evlenmesi mümkündür.
Sealibî der ki; İnsanlarla onların arasında evlenmek ve çoluk çocuk sahibi olmak mümkündür. Çünkü Allah: «Mallarına, evladlarına ortak ol.» (El-İsrâ: 64) buyurmuştur.
Allah’ın Resûlü (S.A.V.) de şöyle buyurmuşlardır: «Kişi hanımı ile cinsî ilişki kurduğunda, besmele çekmezse, şeytan zekerine hulûl eder ve onunla cima eder.»
~İbn-i Abbâs demiştir ki: «Kişi, karısına hayızlı halinde cima ettiği zaman şeytan ondan daha önce davranır da o kadın Muhannes’e hamile kalır. Muhannesler Cin çocuklarıdır.» Bu hadîsi, El-Hafız İbn-i Cerir rivayet etmiştir.
Hz. Peygamberin, cinlerle evlenmeyi yasaklaması, fukehanın (Cinlerle insanlar arasında nikâhlanmak caiz değildir) demeleri, Tabiînden bâzı kimselerin bunu hoş karşılamaması, böyle bir şeyin mümkün olduğunu gösterir. Çünkü mümkün olmayan bir şeyin cevazına veya adem-i meşruiyetine hükm edilmez.»
Sual : Cinn’in asıl cevheri ateştir. İnsanlarınki ise anasır-ı erbaadır. (Su, ateş, toprak, hava).
Ateş unsuruna sahib .dişi cinn’in rahminde insan nütfcsi nasıl barınabilir, buna imkân var mıdır?
Bilindiği gibi, insan nütfesi yaştır, ateşin şiddetli hararetine dayanamaz, eriyip gider. Bu mümkün olsaydı tabiî ki, insanlarla cinlerin birbirleri ile evlenmeleri de mümkün olurdu. İşte bu sual, bu kitabı yazmama sebeb olan başlıca âmil oldu. Buna birkaç yönden cevab vereceğiz:
— Onlar her ne kadar ateş unsurundan halk edilmişlerse de, yemek, içmek, evlenip çoğalmak suretiyle tıpkı ana unsurları toprak olan Âdemoğullanmn ana unsurlarını kayb ettikleri gibi, onlar da ana unsurlarını kayb etmişlerdir.
ateşden halk edilen, asıl Cinlerin babasıdır. însafîîarin babası olan Âdem’in topraktan halk edildiği gibi.. Babadan başka diğer cinler, ateşten yaratılmış» değildirler. Âdem’den başka, diğer insanların topraktan yaratılmadıkları gibi..
Hz. Peygamber (S.A.V.) haber vermiştir: Namazda iken kendilerine arız olan şeytanın boğazını sıktığında şeytanın dilinin soğukluğunu his etmişlerdir.
Diğer bir rivayette kayıt şöyledir: «Az kaldı boğuyordum, hattâ salyasının soğukluğunu bile..»
Dilinin veya salyasının soğukluğu, anun asıl ana unsurundan (ateş olmaktan) çıktığını gösterir. Çünkü o, kendi ana unsurunda kalmış olsaydı, dilindeki, veya salyasındaki soğukluk nereden peydâ olacaktı?
Onların ana unsurunda intikal ettiklerine dair, üçüncü babta uzun uzadıya yazdık. Burada aynı şeyleri tekrarlamaya lüzum yoktur.
«Şeytan, Âdemoğlunun kanının dolaştığı yerde dolaşır..» buyurulmuştur.
Eğer o, kendi aslî hâlinde kalmış olsaydı, Âdemoğlu yanıp tutuşurdu.
Mâlik b. Enes (R.A.)’a sordular:
Cinlerden bir adam var. Bizden kız istiyor. Helâl (yoldan) evlenmek arzu ettiğini ileri sürüyor, ne dersiniz? Mâlik :
Dince bunda bir sakınca yoktur. Lâkin ben şahsen bunu hoş karşılamam. Çünkü kadın Cinden hamile kaldığı zaman, bu çocuk kimdendir? diye sorduklarında: «Cin»den, diye cevap verecektir. Ve bu yüzden müslümanlar arasında fesad alıp yürüyecektir.
İmam Mâlik’den nakl ettiğimiz bu görüşü, Ebû Osman Saîd b. El – Abbâs Errazî, «Kitabul – İlham vel – Vesvese Fi Babi Nikâlı’il – Cinni» adlı kitabında nakl etmiş ve şöyle demiştir: Yemen’den bir cemaat, Mâlik b. Enes’e mektup yazıp sordular: Burada bir cinnî var. Bizden kız istiyor. *
— Gebe kalmasının imkânsızlığını kabul etsek bile, bundan cinsî ilişkinin imkânsızlığı, veya şer’an nikâhlanmanın caiz olmadığı anlaşılmaz. Küçük bir kızın, veya hayızdan kesilmiş kadının gebe kalmadığı, yahut da çocuğu olmayan adamın, hanımını gebe bı- rakamadığı meydandadır. Bunun beraber bunların evlenmesi, şer’an yasak olduğu söylenemez. Onlar herkes gibi evlenebilirler. Evlenmenin hikmeti, her ne kadar neslin çoğalması ise de, bu asla onların evlenmesine bir engel teşkil etmemiştir.
— «Onların gebe kalmaları imkân dahilinde olsaydı, belki evlenmelerinde bir be’is yoktur derdik,» sözüne hiç lüzum yoktur. Çünkü o, mümkün olur da başka mâniler zuhur eder: Mecusî ve putperest kadınların gebe kalması mümkün; lâkin nikâhları sahih değildir.
Kişi süt hemşiresiyle, veya kız kardeşi ile evlenemiyor. Oysa bunların hamile kalması mümkündür.
Şu halde herşeyin kendine göre yasak sebebi vardır.
Öyleyse insanlarla cinlerin arasında evlilik mües- sesesinin kurulmasına mâni olan sebebleri şöyle bir inceliyelim: Bu mâni, ya birbirlerinin cinsinden olmadıklarından ileri gelmektedir, yahut, maksud hasıl olmamaktadır, ya da şeriat buna izin vermemiştir.
Cinsî ihtilâfa gelince, cinsî münasebetin mümkün olduğu meselesini bir tarafa itersek, bunun açık ve meydanda olduğunu söyleyebiliriz.
«Bunda elde edilecek mühim bir fayda yoktur,» meselesine gelince deriz ki: Cenab-ı Hak lutf etmiş bizim için kendi cinsimizden güzel güzel kadınlar yaratmıştır. Öyleyse onlarla evlenmenin ne lüzumu var? İşte bu meseleyi aydınlatan âyetler:
«Tüy insanlar! Sizi bir tek candan yaratan, ondan da yine onun zcvccsini vücuda getiren ve ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar türeten Rabbinize (karşı gelmek)den çekinin.» (En-Nisâ: 1)
«Sizi bir candan (Âdem’den) yaratan, bundan da gönlü kendisine yatıp ısınsın diye eşini yapan O’dur. (Allahtır.)» (El-A’râf: 189.
«(O), gökleri ve yeri yaratandır. Size hem kendi (cins) inizden eşler, hem davarlardan eşler yaptı.» (Eş- Şurâ: 11).
Cinler, kendi nefsimizden (kendi cinsimizden olmadığına göre, Allah onları bize eş olarak yaratmamıştır, demektir. Hem cinlerle evlendiğimiz zaman, kendi cinsimizden olan kadınlarla yaşama imkânından mahru moluruz. Halbuki Allah kendi cinsimizden olan kadınları onlarla yaşamak ve bir arada barınmak için yaratmıştır. Yaratılışlarının başlıca hikmeti budur.
Şu halde şer’î mâni, eşlerin bir arada tatlı tatlı barınıp yaşamaları meselesidir. Bu, cinlerle insanlar arasında tasavvur edilemez. Ama insanoğlu ile Cin dişisi, veya Cin dişisi ile insan oğlunun arasında aşk olup da Âdemoğlu onunla evlenmek zorunda kalırsa, çünkü evlenmediği takdirde Cinnilerin başina bir felâket getireçeklerinden korkarsa o zaman mesele değişir. Evlenmek mecburiyetinde kalır. Fakat bununla beraber yine de tehlike atlatılmış olamaz, çünkü evlilik müessesi karşılıklı sevgi ve saygı esaslarına dayanır, öysâ cinlerle insanlar arasnda sevgi ve saygı yoktu. Zira İKİ cins arasındaki düşmanlık hâlâ devam etmektedir: «Dedik ki: Haydi ininiz, çünkü kiminiz kinuhize düşmandır.» âyeti ile Hz. Peygamber (S.A.V.) in: «Taun, Cinlerin sîze bir hiylesidir. Çünkü onlar zehirli ateşten yaratılmışlardır. Onların asıl yaradılışında hâlâ bu mev- cuddur.» kavli anlattıklarımızı isbatlamak babında kuvvetli bir delil teşkü ederler.
Sahihayn’de Ebû Mûsa’dan bir hadîs ııakl edilmiştir: «Medine’de gece bir ev yandı. İçindeki insanlar1 da yandılar. Hz. Peygamber’e bunun haberi ulaşınca buyurdular ki: (Bu ateş şüphesiz ki sizin düşmanmızdır! İşinizi bitirdiğinizde söndürünüz!)»
Ateş bize düşman olunca, ondan yaratılan da ona uyarak tabiî ki düşmanmnız olacaktır. Çünkü her şey aslına tâbidir.
Demek ki, Cinlerle evlenmekte hiç bir gaye yoktur. Çünkü evlenmenin gayesi karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan bir yuva kurmaktır. Bu ise cinlerle insanlar arasında bulunması imkânsızdır. Bu olmayınca tabiî ki buna vesile olacak evlenme de olmaz. Yâni cinlerle insanların evlenmesi caiz olmaz. Cinlerle evlenmeye şeriatın izni yoktur, meselesine gelince: Bu hususta da bir kaç âyet serd edelim ve meseleyi böylelikle vuzuha kavuşturalım :
«Helâl olan (diğer) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâh edin.» (En-Nisâ: 3) Görüldüğü
gibi bu âyette «Kadınlar1» kelimesi kullanılmıştır. Bu kelime ancak insan cinsinden olan kadınlar için kullanılır. Adamlara gelince, Cinler için (adamlar) lâfzının kullanılması, sıri lâfız karşılığından ileri gelmiştir. Filhakika şu da var: «insanlardan bazı kimseler, cinlcrdcn bazı kişilere sığınırlar.» (El-Cin: 6). âyetinde görüldüğü gibi.
((Hanımları hakkında takdir ettiğimizi bilmişizdir.» Burada «hanımları)) tâbiri kullanılmaktadır. Tabiî insanların hanımları, kendi cinsinden olan Âdemoğulla- nnın kadınlarından olur. Çünkü onlar, kendilerinden- dir. Ancak onlarla evlenmelerine müsaade edilmiştir. Onlardan başka olanlar (hanımları olamayacağı) gibi, onlarla evlenmeye de me’zun değildirler. En iyi bilen Allah’tır. Bu babta Allah’ın bana ihsan edip de söylettikleri bundan ibarettir. Tevfik hiç şüphe yok ki ancak Allah’tandır.

Hakkında Admin

"İnsan bilmediği şeyden korkar" sloganıyla 2012 yılında yayın hayatına başlayan "korkma.net" gerçekçi ve özgün içerikleri ile siz değerli takipçilerimizin ilgi odağı olmayı başarmış ve araştırmacı bir ruhla her geçen gün yeni konular üzerine detaylı ve iddialı çalışmalarla birçok bilinmeyene ışık tutmaya devam etmeyi amaçlamaktadır.

İlginizi Çekebilir

cinler-alemi-hakkında-bilgiler

Cinler Alemi Hakkında Bilinmeyen Gerçekler

Bu videoda cinler alemi hakkında bilinmeyen, duyulmayan birçok gerçeği öğreneceksiniz. Videolardan anında haberdar olabilmek için ...

1 Yorum

  1. selamun aleykum.
    Sual
    Hocam, maddi imkanim yok ve bunun icin de, köyumuzden kimse bana varmiyor.
    Bana çiki$ yolu kalmadi diye du$unuyorum.
    Bir ögut verin lutfen.
    Cunki, zina ile yuz-yuzeyiz heran

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

escort bursa-escort beylikdüzü bayan-bursa escort-escort istanbul bayan-escort istanbul bayan-bodrum escort-denizli escort-marmaris escort bayan-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort bayan-bursa escort-kocaeli escort-ataşehir escort-istanbul escort bayan-sikiş-bursa escort-bursa escort
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.