sikis, sex izle, hd porno, porno izle, mobil porno, hd porno, erotik film, turkce porno, sikis izle, izmir escort, gaziantep escort, izmir escort, porno
Cinlerden Korunmak | Korkma.net | Korku Videoları | Paranormal | Cinler | Korkunç Videolar | Korku | Ruhlar
paykasa bozdurma paykasa bozum astropay bozdurma
Anasayfa » Cinler Alemi » Cinlerden Korunmak

Cinlerden Korunmak

Ebû Bekr Abdullah b. Muhammed der ki: Hadîs bilginlerinden bazıları, Abdullah b. Büreydc el – Eslemî’den naklen Eb’ûl-Esved ed – Düelî’den şöyle rivayet etmişlerdir: «Muaz b. Cebel’den, yakaladığı şeytan hakkında bilgi istedim.. Dediler ki:
Allah’ın Resûlü Müslümanların zekât malım muhafaza etmek için beni (bekçi) olarak tayin etmişti. Meyveleri bir odaya koymuştum. Noksanlaştığını görünce, Allah’ın Elçisine bildirdim. «Onu o şeytan alıyor,» dedi. Bunun üzerine odaya girip kapıyı iyice kilitledim. Biraz sonra baktım ki, büyük bir karanlık belirdi. Hemen kapıya abandım. Derken başka bir şekil alarak kapı aralığından giriverdi. Meyveden yemeğe başladı. Ben de eteğimi iyice (belime sardım) ve üzerine atlayıp sımsıkı yakaladım ve :

Ey Allah’ın düşmanı! diye bağırınca, şu cevabı verdi:

Bırak beni. Ben çoluk çocuklu fakir bir cinnim. Nusaybin cinlerinden. Dostunuz gönderilmeden bu köy bizimdi. O gönderilince, bizi buradan çıkardı. Ne olur bırak beni; bir daha gelmem buraya. Bunun üzerine onu salıverdim.

Cebrail geldi, bilâhare Allah Elçisi, olan bitenleri bana haber verdi ve namaz kıldı. Sonra münadisi seslendi: Esirini ne yaptı? diye. Durumu ona haber verince, «O tekrar gelecektir!» buyurdu. Gerçekten de geldi. Çünkü ben odaya girince, kapıyı kapattım. Geldi, kapının aralığından girip meyveleri yemeğe koyuldu. İlk defa yaptığım gibi tekrar onu yakaladım, sımsıkı, bağladım. Yine «Bırak beni, bir daha gelmeyeceğim,» diye yalvarmaya başladı. Ben de ona:

Hani sen, bir daha gelmeyeceğim, demiştin. Yine geldin, deyince, şu cevabı verdi:

« Evet bir daha girmeyeceğim. Bunun alâmeti şudur: Sizden biriniz Bakara sûresinin sonunu okursa bizden hiç kimse evine giremez.-)

Ebul – Kasim Et-Taberanî diyor ki: Bize bâzı hadîs uleması übey b. Ka’b’den şöyle anlatmışlardır:

«Bir hurma harmanım vardı. Baktım ki oradaki hurmaların azaldığını gördüm. Nihayet onu beklemeye karar verdim. Derken baktım ki yeni akil baliğ olmuş bir delikanlı çıkıverdi. Selâm verdim, selâmımı aldı. Sonra aramızda şöyle bir konuşma cereyan etti:

Sen nesin; cin misin, insan mısın?
Cinim.
Ver elini bana, bakalım, dedim. Elini verince, bir de ne göreyim: Elleri köpek eline, saçı da köpek saçma benziyor.
İçimden: Galiba cinler bu şekilde yaratılmışlardır» diye geçirecek gibi oldum ki:
Cinleri tanıdın, içlerinden benden daha şedidi yoktur, dedi.
Pekâlâ neden böyle yaptın?
Senin hayırsever bir adam olduğunu duydum da yiyeceklerinden nasiplenmek arzu ettim.
Çok güzel. Pekâlâ bizi şerrinizden hangi şey kurtarır?
Sûre-i Bakara’daki su âyet: «Allahu lâ ilahe illâ hu..) Her kim bu âyeti sabahleyin okursa akşama kadar şerrimizden kurtulur; akşamleyin okuduğu takdirde sabaha kadar şerrimizden kurtulur. Dedi. Bunun üzerine sabah olunca doğru Allah’ın Resûlü (S.A.V.)’e koştum, olan bitenleri haber verdim.»

Hakim, Müstedrek’inde, bu hadîsi Ebû Dâvud et- Tayalisî’den bu şekil nakl etmiştir.

Sahih’de bu hadîs Ebû Hüreyre’den (RA.) şöyle nakl edilmiştir:

«Allah’ın Resûlü (S.A.V.) Ramazan zekâtını korumak için beni tayin etmişlerdi. Bana biri geldi Adam yiyecek maddelerini toplamaya başlayınca, yakaladım ve :

Şimdi seni Resûlüllah (S.A.V.)’e götüreceğim, dedim.

Sana yarayacak bir kaç şey öğreteyim, dedi.

Nedir onlar?

Yatağına geldiğin zaman, su âyeti oku: (Allahu lâ ilahe illahu). Âyeti sonuna kadar okuduğunda Allah tarafından sana bir koruyucu gönderilir, sabaha kadar.

Sabah olunca Resûlullah (S.A.V.): «Gece yakaladığın esirin ne yaptı?» diye sordu.

Ey Allah’ın Resûlü! Bana bir şey öğretti ve Allah’ın o şey sayesinde beni koruyacağını iddia etti.

Nedir o şey söyler misin? diye sorunca:

Yatağıma gelince Âyetelkürsî’yi okumamı söyledi. Şayet onu okursam. Allah tarafından bana muhafız gelip sabaha kadar beni korurmuş, dedi.

«—O çok yalancıdır, ama Âyetel-Kürsi mes’elesini doğru söylemiştir,» buyurdular.

Ebû Bekr el-Kureşî «Mekâyid’üş – Şeytan»’da şöyle anlatır: Hadîs âlimleri İshak’dan naklen Zeyd b. Sâ- bit’den şöyle rivayet etmişlerdir:

«Bahçeme çıktım. Bir ses duydum. “Nedir bu ses?” diye sorunca; «Cinlerden bir adam. Bize kıtlık isabet etti. Meyvelerinizden yemek istiyoruz, acaba helâl eder misiniz?» diye konuştu.

«— Evet,» mukabelesinde bulundum. Sonra ikinci gece yine bahçeme çıkınca yine aynı sesi duydum: «Kim o?» diye sordum.

«Cinlerden bir adam.. Bize kıtlık isabet etti. Meyvelerinizden yemek istiyoruz, acaba helâl eder misiniz?» dedi. Bunun üzerine kendilerinden sordum :

«— Bizi, sizden ne kurtarır?»

«— Âyetel – Kürsî» dedi.

Ubeyde bint’il – Velid, babasından nakl etmiştir: «Bir adam hurmama musallat oldu. Kim olduğunu sordum, cevap vermedi. Âyetel – Kürsî’yi okuyunca ağaçtan indi. Ona: «Hastamız var, ne ile tedavi edebiliriz onu?» diye sorunca, «Beni ağaçtan indirdiğin şey ile» diye cevap verdi.

Ebû Abdirrahman b. El – Münzirî «Kitab’ul – Acâ- ib»’inde anlatıyor: Hadîs âlimlerinden bâzılan, Hamza b. Habîb Ez-Zeyad’tan naklen demişlerdir: «Ben Hil- van’da bir handa yalnız başıma otururken iki şeytan çıkageldi. Biri, diğerine :

İşte bu adam, insanlara Kur’ân okutuyor; gel ona fenalık edelim, dedi. Öbürü :

Yazıklar olsun! diye mukabele etti.

Bunun üzerine ben (Şehidellahu ennehû lâ ilahe il- lâhu…) âyetini okudum. Biri diğerine :

Allah sana, o burnunun büyüklüğünden dolayı ceza verdi. Bana gelince ben sabaha kadar onu koruyacağım, dedi.»

İbn-i Eb’id- Dünyâ «Kitab’ul -Havâtif»’inde yazıyor: «Hadis ulemasından bazıları Eb’ul-Eşem El-Abdi’den rivayet ediyorlar : Bir adam gece karanlığında Kûfe’nin dışına çıktı. Bir de ne görsün? Üzüm çardağı seklinde bir şeyin etrafını bir kalabalık çevirmiş. Adam bir yere sinip onları gözetlemeye başlamış. Sonra bir şey gelip o çardağın üzerine oturmuş. Ve: İçinizden, benim namıma Muğîre oğlu Urve’ye bir şey yapacak yok mu? diye bağırınca o kalabalıktan bir adam ayağa kalkıp: Ben yaparım, bana bir saat müsaade» dedi. Ve Medine’ye doğru yürümeye başladı. Aradan bir zaman geçtikten sonra adam döndü, çardağın üzerinde oturanın huzurunda el pençe durdu. Ve :
İmkânsız!. Urve’ye bir şey yapamadım, dedi. Çardaktaki:

Neden? diye sordu.

Çünkü o, sabah – akşam öyle bir söz söylüyor ki artık ona o söz sayesinde hiç kimse dokunamaz, dedi. Kalabalık dağıldı. Adam evine döndü. Sabah olunca çarşıya gitti. Bir deve satın alıp Medine yolunu tuttu. Yolda Urve’ye rastladı. Sabah – akşam ne okuduğunu sordu.

Urve cevap verdi:

Ben sabah – akşam üç kere şu duâyı okuyorum. (“eklenecektir.”)

Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem’den rivayet olunuyor: Eşcâ’dan iki adam falan yere geldiler. Bir kadın gördüler. Kadın onlara :

Ne istiyorsunuz? diye sordu.

Gelinimiz var, ona çeyiz almaya gidiyoruz, dediler.

Ben bu işten anlarım; işinizi bitirince bana uğrayın, dedi.

İşlerini bitince ona uğradılar, develerinden bir tanesine onu bindirip yola koyuldular. Kum yığını bulunan bir tepe gelince kadın: Benim ihtiyacım var, dedi. Bana biraz müsaade edin, dedi. Bir saat beklediler. Kadın gelmedi. Bunun üzerine adamlardan biri kadının peşinden gitti. O da gecikti. Öbürü gitti, bir de ne gör sün? Adamın göğsüne çıkmış ciğerini yiyor kadın. Bunu görünce dehşetle dönüyor. Hayvanına binip yola koyuluyor. Sür’atle binerken kadın arkasından yetişiyor ve :

Hayrola neden acele ettin? diye soruyor.

Hadi bin! Yürüyelim, diye cevap veriyor. Adamın korkudan tirtir titrediğini görünce:

Ne var? diye soruyor. Adam, cevap veriyor:

Aramızda zalim bir hükümdar var. Ondan çok korkuyorum.

Sana bir dua öğreteyim; o duayı yaparsan o hükümdar ölür, ben de hakkımı alırım, dedi.

Nedir o dua? dedim.

Şudur : (“eklenecektir.”) Bunun üzerine adam o duayı kadından istedi; kadın da verdi. Duayı okumaya başladı. Sonunda (Allahını! O kadın bana zulm etti ve kardeşimi yedi) diye kadına beddua etti. Hemen gökten kadının avret yerine bir ateş indi, kadını ikiye böldü; bir parçasını bir tarafa, diğer parçasını başka bir tarafa savurup attı. İşte insanları yiyen dişi cinlerden bir . tanesi.
(El-Ğul) adındaki cinlere gelince, bunlar sadece t insanlarla oynarlar ve yellenirler. Hepsi o kadar.

(Mekayid)’de der ki: Hadis ulemâsından bazıları, Ebû El-Ansârî’den (R.A.) şöyle nakl etmişlerdir:

«Hz. Peygamber’e (S.A.V.) dedim ki; evimin sofasında bana cin geliyor. «Bir daha geldiği zaman, Allah’ın Resûlünü kabul etmesini söyledi,» buyurdu. Bir daha geldiğinde yakaladım; «tekrar bir daha gelmiye- ceğim, diye beni aldattı ve ben de onu salıverdim. Baktım yine geldi. Bunun üzerine ertesi sabah Hz. Peygambere gidip durumu anlattım. «Yalan söyledi o, yine gelecektir,» buyurdu.
Yine geldi, sımsıkı yakaladım, bir daha gelmeyeceğine dair yemin edince salıverdim. Hz. Peygamber’e gittiğimde bana :
Esirin ne eldu? Ne yaptı o? diye sorunca; geldi, yakaladım, yemin etti ve ben de salıverdim, dedim. Bunun üzerine Allah’ın Resûlü (S.A.V.) «O yalan söylemiştir, yine gelecektir,» buyurdu.

Tekrar geldiğinde yine yakaladım, yine yemin ederek dedi ki: «sana bir şey öğreteceğim, onu okuduğun zaman hiç bir şeytan sana yaklaşamaz.»

Nedir o şey. diye sorunca: «Ayetel-kürsi’dir!» diye cevab verdi.

Bunun üzerine onu yine salıverdim. Ertesi sabah Hz. Peygamber’in huzuruna gelince: «Esirin ne yaptı?»
diye sordu. Ben de olanı biteni anlattım. Bunun üzerine,

«—O çok yalancıdır, ama Âyetel-Kürsi mes’elesini doğru söylemiştir,» buyurdular.

İmam Ahmed, buna benzer bir hadîsi, Ebû Ahmed ez-Zübeyrî’den rivayet etmiştir. Tirmizi de buna «Fezâilul-Kur’an» bahsinde Ebû Ahmed Ez-Zübeyrî’den rivayet etmiş, «bu hadîs, Hasendir, Garibdir» demiştir.

Ebû Useyd Es-Sâidî’den nakl etmişlerdir: «Bostan- da’ki meyvemi toplamış, evimin bir köşesine koymuştum. Bir cin gece musluk tarafından gelip o meyvelere musallat oldu. Allah’ın Resulüne (S.A.V.) şikâyet edince bana :

«— O Guldur (Cindir) geldiği zaman ondan faydalanmasım bil; de ki: «Allah’ın adı ile, Allah’ın Resûlünü kabul et,» buyurdur”
Cin yine geldi ve dedi ki, «Affet beni, Allah’ın Resûlünün yanma gitmemi isteme benden.. Sana söz veriyorum. Bir daha evine gelmiyeceğim, meyveni çalmıyacağım. Sana bir âyet öğreteceğim. Onu evinde okuduğun zaman hiç bir cin ona yaklaşamaz. Kaplarına okuduğun zaman hiç bir cin onun kapağını açamaz.

Söylediği âyet, Âyetel-Kürsî idi— Sonra sırtını dönüp yellenerek uzaklaştı yanımdan.. Sabah olunca Allah’ın Resûlüne (S.A.V.) gelip durumu anlattım. Giderken yellenip gitti, dedim. Hz. Peygamber (S.A.V.) :

«— Âyetel-Kürsî mes’elesini doğru söylemiştir: lâkin aslında ot cok yalancıdır!» buyurdular.

İbn-i Eb’id-Dünyâ anlatıyor: Eb’ül-Münzir’den nakl etmişlerdir: «Hacca gidiyorduk; büyük bir dağın eteğine geldik; orada konakladık. Burası cinlerin bulundukları yerdir, dediler. Birde baktık ki sudan, yaşlı bir adam çıktı. Ona: Ey Ebû Şumeyr! Bu dağ hakkında bir şeyler anlatıyorlar, sen gerçekten bir hususa şahid oldun mu burada? diye sordum.

Bir gün okumu alıp bu dağa çıktım. Bir ağacın dibinde bir pınarın tam yanında ağaçtan kulübe yaptım. Biraz sonra ne göreyim; dağdan keçilerden bir sürü geldi, pınardan su içtiler ve orada yattılar. Ben de dayanamadım. İçlerinden bir tanesine bir ok attım ve kalbinden yaraladım. Bir ses duyuldu ve dağda hemen her şey atma binip silâh kuşandı. Etrafımı sardılar. Bir tanesi:

«— Haydi ne duruyorsun bunu öldürsene!» dedi. Diğeri «olmaz, bunu yapamam» deyince, «Niçin?» diye sordu.

Çünkü O, bu dağa dayandığı zaman dua okudu ve kendisini garantiye aldı, dedi. Bunu duyunca içim rahat etti.

Hakkında Admin

"İnsan bilmediği şeyden korkar" sloganıyla 2012 yılında yayın hayatına başlayan "korkma.net" gerçekçi ve özgün içerikleri ile siz değerli takipçilerimizin ilgi odağı olmayı başarmış ve araştırmacı bir ruhla her geçen gün yeni konular üzerine detaylı ve iddialı çalışmalarla birçok bilinmeyene ışık tutmaya devam etmeyi amaçlamaktadır.

İlginizi Çekebilir

cinler-alemi-hakkında-bilgiler

Cinler Alemi Hakkında Bilinmeyen Gerçekler

Bu videoda cinler alemi hakkında bilinmeyen, duyulmayan birçok gerçeği öğreneceksiniz. Videolardan anında haberdar olabilmek için ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
canlı bahis siteleri