sikis, sex izle, hd porno, porno izle, mobil porno, hd porno, erotik film, turkce porno, sikis izle, izmir escort, gaziantep escort, izmir escort, porno
Hz. Nuh a.s’ın Sabrı | Korkma.net | Korku Videoları | Paranormal | Cinler | Korkunç Videolar | Korku | Ruhlar
Anasayfa » Yaşanmış Olaylar » Hz. Nuh a.s’ın Sabrı

Hz. Nuh a.s’ın Sabrı

Kur’an-ı Kerim’in farklı sure ve ayetlerinde, bazı peygamberlerin kıssalarına yer verilmiştir. Nuh (a.s.) da bu peygamberlerden biridir. Nuh (as)’ın adı Yirmi dokuz surede geçmekte, hayatıyla ilgili çeşitli bilgiler verilmiştir. Bu bilgiler bazı surelerde kısa, bazılarında ise detaylıdır. Kur’an’da Peygamberlerin hayat hikâyelerinin tamamı değil, ancak gerekli görülen kısımlara ve pasajlara, ders ve ibret olsun diye özlüce temas edildiğini görmekteyiz; Çünkü Kur’an insanların hayat hikâyelerini anlatan “Biyografik” bir kitap değildir. Bilakis, O, insanlar bir rahmet ve hidayet kitabıdır. Önceki Peygamberler ve ümmetleriyle ilgili haberlerin Kur’an’da yer almasının amacı, sonraki nesillere dünya ve ahiret saadetine götüren yollara ve vasıtalara işaret etmektedir.

Nuh (a.s.), halkı (kavmi) arasında tam dokuz yüz elli yıl kalmış, yaklaşık on asır kadar uzun bir süre zarfında, insanları hidayet erdirme ve tek Allah inancını kalplere yerleştirmek için durmadan mücadele etmiştir. Nuh (a.s)’un bu eşsiz mücadelesine göz attığımızda, sayısız sabır örnekleriyle karşılaşıyoruz. İnsanları tevhit inancına davet etmek için tüm baskı ve zulümlere göğüs germiştir. Bu mücadelede tek amacı vardı: Batıl yerine Hakk’ı ikame etmek. Bu hedefine varmak için, kendisini başarıya götürecek her türlü yolu denemiştir.

Günden güne Hz. Nuh’a küfredenler, vuranlar ve onu taşlayanların sayısı artmıştı. Hz Nuh kendini korumak için koşuyor aynı anda da halkı dine davet ediyordu. Hz Nuh’un can güvenliği olmadığı için her tarafa gidemiyor. Bulunduğu yerin ana yola bakan kısmında “İdul-verd” adlı tepenin üzerine dikiliyor gelip geçenleri Allah’a çağırmaya devam ediyordu. Hz Nuh’un yaşadığı vadiye mahkûm eden zamanın yöneticisi Dahhak ve Zalim Tebası: “Nuh yaşadığı vadide bir zindandadır. Günü gelecek aklını buna toplayacaktır” Nuh (a.s), ne zaman halkı Allah’a davet etse halk onun başına üşüşür, Ona sövüp sayarlardı. Fakat Nuh (a.s) hepsine sabrederdi. Onların azaplarına dayanırdı. Aynı şekilde kendi karısının kâfir olmasına da katlanıyordu. Çünkü
kendisi kocası olan aynı yatağı paylaştığı, aynı yastığa baş koyduğu, Nuh (a.s)’a inanmıyordu. Azgın kavmi onunla alay eder işi maskaralığa vardırırlardı. Hz Nuh da onlara cevaben: “Siz şimdi bizimle alay ediyorsunuz biz de (zamanı gelince) sizinle maskaralık ettiğiniz gibi alay edeceğiz diyordu. Kâfir kavmi: “kocadı ne dediğini bilmiyor” derlerdi.

Hz. Nuh, güçlükler karşısında gösterdiği örnek sabrıyla, insanlara örnek olarak gösterilmiş fakat bazen de kâfirlere karşı çok sert davrandığını şu rivayetten öğreniyoruz: “Hz. Peygamber, Bedir Gazvesinden sonra esirlerin durumunu müzakere ettiği sırada, Hz Ebu Bekir, onlara iyi davranılmasını, Hz. Ömer ise öldürülmelerini önermiş, bunun üzerine de Rasûlullah (s.a.v), Ebu Bekir’in Hz. İbrahim gibi davrandığını Hz. Ömer’in ise Nuh gibi davrandığını, zira onun: “Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden hiç kimseyi bırakma” diyerek inkârcılara karşı sert bir şekilde davrandığını ifade etmiştir.”

Hz. Nuh, her geçen gün küfür bataklığına daha çok saplanan halkına acıyor, onları kurtarmaya çalışıyordu. Onlar ise Hz. Nuh’u acımadan taşa tutuyor, onu dövüyor, evini harap ediyor ve onu sapıklıkla itham ediyorlardı.

Nuh (a.s), davetinde asla ümitsizliğe düşmezdi. Çünkü bir nesil sonlanıp yerine yenisi gelince hemen ümitlenir ve onları canla başla Hak yola davete başlardı. Fakat gelen gideni aratıyordu. Davetini sabırla sürdüren Nuh (a.s) itilip kakıldığında fiili hakaretlere ve saldırılara maruz kalınca, Yüce Allah ıstırabını bir nebze de olsa dindirmek için Cebrail (a.s) kendisine gönderip onu teselli ediyor, ona moral veriyor ve onların işledikleri günahlardan, işleye geldikleri tecavüzlerden dolayı üzülme!” diyordu.

Hz. Nuh’un imandan nasiplenemeyen kavmi, onun peygamberlik makamını övünme aracı olarak kullandığını söyleyerek, ona iftirada bulunuyorlardı. Oysaki Nuh (a.s), alçak gönüllüğün ve tevazunun enginliğinde yaşayan mütevazı bir kuldu. Böyle bir övünmeyi, aklından ve kalbinden asla geçirmiyordu. Hz Nuh, sabır ve kararlılıkla sürdüğü davetten beklediği sonuçları alamamasına rağmen, asla bundan kimseyi sorumlu tutup suçlamamış ve başarısızlığı başkasının üzerine yığmak gibi bir bahaneye sığınmamıştır. Sadece ve sadece kendini başarısızlıkla suçlayıp durmuştu.

Küfürde sınır tanımayan kavmi, kendilerine rahmet olarak gönderilen Peygamberlerine azap oluyorlardı. O’nu en zayıf noktasından can evinden vuruyorlardı: “Sen nasıl bir peygambersin ki oğlun Yam’a söz geçiremiyorsun, o bile senin mecnun olduğunu, saçmaladığını anlamış durumdadır. Gecesini gündüzünü bizimle geçiriyor.” Bu sözler bir hançer gibi yüreğine saplanıyordu. Çünkü can ciğerparesi olan evladı, kâfirlerin safında olmayı tercih etmiş ve onun doğru sözlü olmadığına inanıyordu. Bu tavrı bir babanın görebileceği en zor imtihan ve yaşayabileceği en büyük acıydı. Fakat bu olumsuzlukların hiçbiri sabır abidesi bu elçiyi görevini yerine getirmekten geri bırakmamıştır.

Taberi Tarihinde yer alan bir rivayete göre, Nuh (a.s.) zamanında bir kişinin oğlu doğup büyüdüğünde, babası elinden tutar, Nuh (a.s) ın yanına götürür: “Bak Oğlum! Bu gördüğün kimse yalancı, sihirbaz ve cadıdır. Sakın bunun yanına gelme, söylediği sözlere de inanma! Ben ölür ve sen kalırsan, sen de benim gibi, oğluna buna inanmamasını öğütle!” diyerek inkârını pekiştirirdi.

Hz. Nuh, kavmine putlara ibadeti bırakıp Allaha inanmalarını, kendisini Allah’ın elçisi olarak tasdik etmelerini söylemiş, altı yüz sene boyunca açık ve gizlice davetini sabırla sürdürmüş ve bu tebliği esnasında maruz kaldığı birçok sıkıntı ve zulme direnerek görevini yerine getirmeye çalışmıştır. Putperest kavmi ise iman etmeleri durumunda kavuşacakları güzel ve değerli nimetlere (evlat ve servet bolluğu, verimli araziler ve bol yağmurların yağdırılması vb.) rağmen, iman etmemede ısrar edip Hz. Nuh’tan hep kaçtılar. Nuh (a.s.), Allahın kâinatı yaratmasındaki olağanüstü sanatlarından örnekler vererek, her şeyi yoktan var eden Allahın, ölümden sonra tüm canlıları yeniden diriltmeye de kadir olduğunu söylemiştir. Zalim ve azgın kavmi, Nuh a.s.ın ısrarla sürdürdüğü tebliğinden rahatsız olmuş ve kendisini tehdit ederek: “ biz sana asla iman etmeyeceğiz ve putlarımızı da bırakmayacağız. Eğer davanda doğru sözlüysen, bizi kendisiyle tehdit ettiğin azabı artık getir.” Diyecek kadar küfürlerinde ısrar ettiler. Nuh a.s. ise söz konusu azabın kendi elinde olmadığını, kendisini elçi olarak gönderen Allah’ın dilemesiyle gerçekleşeceğini bildirmiştir. Nuh (a.s.) yıllarca kavmini doğru yola çağırdı. Fakat onlar gerçekleri kabule yanaşmadılar.

Nuh (a.s)’ın kavmi sözleriyle ona her kötülüğü yapıyor. Sövüp sayıyorlardı. Bir gün “La ilahe illallah” deyince putlar yüz üstü yere serildiler bunun üzerine onu bayılıncaya kadar dövdüler.

Bizzat Hz. Nuh’un kendisi, yapılan kötülükleri dile getirirken : “Halk beni incitiyor, bana işkence ediyor, beni taşlıyor, yalanlıyor ve her fırsatta mecnun diye alaya alıyorlar” diyordu. Başkaları tarafından alaya alınmanın ne kadar acı ve dayanılması zor bir durum olduğunu bilen her insan, O yüce elçinin ızdırabını anlar ve On’un büyük sabrını takdir etmekten kendini alamaz; Çünkü O büyük insan, ağır suçlama ve sıkıntılar karşısında, büyük sabır örnekleri sergilemişti. Zalim kavmi: “Sana mı inanacağız” diyerek, sabrın piri olan Peygamberlerini alaya alıyor: “Doğru sözlülerden isen, tehdit ettiğin azabı, başımıza getir” diyerek de O’na meydan okuyorlardı. Bununla da yetinmeyip: “Ey Nuh! Eğer bu davadan vazgeçmezsen, iyi bil ki, taşlanmışlardan olacaksın” tehdidinde bulunuyorlardı.

Bir gün Hz. Nuh, karısı Vahileyle birlikte yolda yürürken kavminden bazıları, karısıyla alay ederek: “Bir mecnun ile evlenilir mi? Ey genç kadın!” Bazıları da Nuh (a.s)’a dönerek “Deli! Sen deli değil misin niçin bu kadını evlenme vaadiyle dinine soktun?” Diyorlardı. Hz. Nuh ise bunlara aldırış etmiyor, kavminin davranışlarını ıslâh etmek için, büyük bir sabırla çalışıyor, doğruyu bulup hakka uymaları ve Allah’ın azabından korkmaları, için elinden geldiğini yapıyordu Fakat kavmi, bütün bu ikaz, irşat ve uyarılara karşılık inat ve sapkınlıklarında ısrar ederek, maskaralık yaparak ve alaya alarak, karşılık veriyordu.

Bir insanın üzerine aldığı işi bıkmadan ve usanmadan sabırla devam ettirmesi, o işten elde ettiği kârın çokluğuna veya kolaylığına bağlıdır. İş ne kadar kolay ve elde edilen kâr, ne kadar çoksa, insan o işe o derece kuvvetle o arzuyla sarılır. İş zorlaştıkça ve kâr azaldıkça usanma ve bıkma durumunun meydana gelmesi kaçınılmaz olur. O halde Hz. Nuh, yüzyıllar boyu süren bu dâvet ve tebliğden neden usanmamış ve bıkmamıştı? Üstelik bu görevi, pek ağır şartlar altında devam ettiriyor, çeşitli ve ağır sıkıntılara göğüs germe mecburiyetinde kalıyordu. Bundan kazandığı kâr neydi, kendilerinden beklediği bir şey (menfaat) var mıydı? İman etmeleri halinde isteyeceği bir ücret olacak mıydı? Bütün bu soruların cevabını Kur’an’da yer alan Hz. Nuh’un şu sözlerinde görüyoruz: “Buna (tebliğime) karşı, sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.” Bundan daha karlı bir alışveriş olabilir mi?

                                                                                  Kaynak : Kur’an’da sabır: Hz. Nuh örneği – Abdullah TEMİZKAN

Hakkında Admin

"İnsan bilmediği şeyden korkar" sloganıyla 2012 yılında yayın hayatına başlayan "korkma.net" gerçekçi ve özgün içerikleri ile siz değerli takipçilerimizin ilgi odağı olmayı başarmış ve araştırmacı bir ruhla her geçen gün yeni konular üzerine detaylı ve iddialı çalışmalarla birçok bilinmeyene ışık tutmaya devam etmeyi amaçlamaktadır.

İlginizi Çekebilir

osmanlı dönemi cadı olayları

Osmanlı Dönemi Cadı Olayları

Osmanlı Dönemi Cadı Olayları ve Ebussuud Efendi’nin Bu Konudaki Fetvaları Nedir?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

escort bursa-escort beylikdüzü-escort bursa-escort istanbul-escort istanbul-bodrum escort bayan-denizli escort-marmaris escort bayan-kayseri escort bayan-sakarya escort bayan-samsun escort-mersin escort-bursa escort-kocaeli escort-atasehir escort bayan
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.