sikis, sex izle, hd porno, porno izle, mobil porno, hd porno, erotik film, turkce porno, sikis izle, izmir escort, gaziantep escort, izmir escort, porno
Hz. Yûşa’ya Ait Menkıbeler ve Efsaneler | Korkma.net | Korku Videoları | Paranormal | Cinler | Korkunç Videolar | Korku | Ruhlar
paykasa bozdurma paykasa bozum astropay bozdurma
Anasayfa » Efsaneler » Hz. Yûşa’ya Ait Menkıbeler ve Efsaneler

Hz. Yûşa’ya Ait Menkıbeler ve Efsaneler

Anlatılanlara göre (Hz) Yûşa’nın hayattayken gösterdiği mucizevi olaylar vefatından sonrada devam etmistir. Bu olaylar (Hz) Yusa Türbesi’ni özel ve popüler bir mekân haline getirmistir. Zâten (Hz) Yûşa’nın kabrinin Yahya Efendi tarafından bir rüyayla belirlenmesi sıra dışı bir olaydır ve belirlendiği andan itibaren bu mekânı kutsal kılmıştır.

(Hz) Yûsa’nın yazılı kaynaklarda geçen kerametleri dışında halk arasında dilden dile dolasan efsaneler ve halen bazı ziyaretçilerin yaşadığını söylediği tecrübeler bulunmaktadır.

Ziyaret için gelenlerle, Yûşa Camii’nin imamı, müezzini ve geçmiş yıllarda burada imamlık yapmış kisiyle yaptığımız röportajlardan öğrendiğimiz sıradışı olaylar su şekildedir;

· Kurtuluş savası sırasında düşman askerlerinin boğazı geçmeye çalıştıkları bir sırada (Hz) Yûşa Sarıyer’de türbesi bulunan Telli Baba ile beraber boğaza bir engel çekmiştir ve böylece İstanbul’u düşmanlardan korumuştur.

· Marmara Denizi ve Karadeniz birbirine bitişik değilken (Hz) Yûşa elinde bir kazmayla engelleri kaldırıp iki denizi birleştirmiştir.

· Yine (Hz) Yûsa bir ayağını Beykoz’a, diğer ayağını Sarıyer’e koyarak abdest almaktadır. Bu efsanelerin yanı sıra görüştüğümüz kisiler tarafından ifade edilen tecrübeler ise su şekildedir;

· Beykoz’da Hacı Osman Efendi adlı, soyu Hz. Muhammed’e dayanan, Medine’de 20 yıl kalmış, hocalık yapan, 1967 yılında vefat eden, halkın çok sevip, saydığı tasavvuf ehli zât bir gün Cuma namazında verdiği hutbede (Hz) Yûşa’nın kabrinin tarihi verilere göre Beykoz’da olamayacağını söylüyor. Ertesi hafta (Hz) Yûşa’nın kabrinin Beykoz’da olduğunu ve muhakkak ziyaret edilmesi gerektiğini belirtiyor. Bunun üzerine cemaatten birkaç kisi “Hocam daha geçen hafta Beykoz’da olmasının tarihi verilerle çeliştiğini söylemiştiniz, bu kadar hızlı fikrinizin değişmesinin sebebi nedir?” diye soruyor. Bu soruyu soranlardan birisi de bize bu olayı anlatan, o zamanlar talebesi olan Ali Yalçın’dır. Hacı Osman Efendi su şekilde bir açıklama yapıyor;

– Yûşa tepesine bir grup hoca ile birlikte pikniğe gittik. O sırada Yûşa Peygamberin kabrinin burada olup olmayacağı ile ilgili tartışma çıktı. Bende tarihi bilgime göre burada olamayacağını söyledim. Tartışmadan sonra ormanın içinde ilerlerken arkamdan bir el dokundu ve yere düştüm. 300 m uzunluğunda türbeden çıkan kol bana hafifçe dokundu. O an sert vursaydı muhtemelen sadece düşmekle kalmaz, felç olurdum. Dokununca bana “Ben buradayım evlat” dedi.

Bu olaydan sonra Hacı Osman Efendi, (Hz) Yûşa’nın kabrini ziyaret etmek gerektiğini her vaazında ve hutbesinde bildiriyor ve bu olay (Hz) Yûşa Türbesinin daha popüler olmasına vesile olup, ziyaretçi sayısını arttırıyor.

· Görüştüğüm bayanlardan birisi kapanmasını (Hz) Yûşa’nın himmetine bağlıyor. Bir arkadaşının tavsiyesi üzerine (Hz) Yûşa’nın hayatını anlatan bir kitap okuyor. Öncesinde kapanmayı çok istemesine rağmen, nefsini bu konuda mağlup edemiyor. Esinin rızasının olmaması da durumu zorlastırıyor. Kitabı bir gece bitirip yanına koyarak yatıyor. Rüyasında (Hz) Yûsa’yı görüyor. (Hz) Yûsa ona kapanmasının kendisi için çok hayırlı olacağını söylüyor. Bu rüyanın üzerine cesaret alıp kapanıyor. Esinden de öncesinde karsı olmasına rağmen hiçbir sekilde tepki görmüyor. O günden sonra türbeyi düzenli aralıklarla ziyaret ediyor ve (Hz) Yûşa’yı üstadı gibi gördüğünü söylüyor.

· Yine ziyaret için gelen bir bayan anlatıyor. 14 yıldır Beykoz’da oturmasına rağmen (Hz) Yûşa Türbesinden hiç haberdar olmadığını söylüyor. Bu bayanın çocuğu olmuyor. Bir gün rüyasında birini görüyor. Kendisinin (Hz) Yûşa olduğunu söylüyor. (Hz) Yûşa ona türbesini ziyaret etmesini, ettiği takdirde bir erkek evladının olacağını müjdeliyor. Bayan hemen türbeyi araştırıyor ve buluyor. Ziyaret ediyor ve bir erkek evladı oluyor. 5-6 yıl sonra yine benzer bir rüya görüyor ve bu kez ziyaret ettiği takdirde bir kızının olacağı bildiriliyor. Ziyaretten sonra bir kızı oluyor. Bu olaylardan sonra bu türbeyi sık sık ziyaret ettiğini söylüyor ve benzer tecrübe yaşamayanların bu olaylara hemen bâtıl inanç seklinde yaklaştıklarını ve yanıldıklarını da sözlerine ekliyor.

· Bir gün bir doktor gece (Hz) Yûşa Türbesini ziyarete geliyor. Abdest alacakken suların akmadığını görüyor ve sinirleniyor. Buraya kadar gelip iki rekat namazda mı kılamayacağım diye üzülüyor. Tam türbeden ayrılacakken musluktan abdest alabilecek kadar suyun sızdığını görüyor. Abdestini aldıktan sonra yine suyun hiç akmadığına şahit oluyor.

· Yûşa camiinde önceki yıllarda imamlık yapan Ali Yalçın’ın halk arasında duası makbul olarak bilinen birisi olduğu söyleniyor. Bu yüzden Türkiye’nin çeşitli yerlerinden imamlık yaptığı dönemlerde, sırf dua almak için gelen insanlar olabiliyor.

Bir gün iki kız (Hz) Yûşa Türbesine geliyorlar. Kızlardan birisi evlilikle ilgili Ali Yalçın Hocayla istişare ediyor. Diğeri ise türbeye bir arabasının olması için geldiğini söylüyor ve Ali Hoca’dan dua etmesi için ricada bulunuyor. Birkaç ay sonra şiddetli bir kış oluyor. Hiçbir araba Yûsa Tepesine çıkamıyor. Öyleki ekmek gibi birinci dereceden ihtiyaçlar helikopterle tepeye atılıyor. Böyle bir zamanda bir araba geliyor ve türbeye giriyor. Elinde paketlerle Ali Yalçın Hocanın yanına geliyor. Bunun üzerine Ali Yalçın,
nasıl geldiğini, hiçbir arabanın giremediğini söyleyince kız söyle diyor; “Bende önce denedim, ama başaramadım. Ağladım ve dua ettim. Daha sonra arabayı bir el tuttu ve kaldırdı. Buraya bıraktı. El (Hz) Yûşa’nın eliydi.”

Yine Ali Yalçın’ın şahit olduğu ve duyduğu birkaç olay şu şekildedir;

· Bir gün Anadolu Kavağında kuru yük gemilerinde yangın çıkıyor. Yangın bütün çabalara rağmen kontrol altına alınamıyor. Hava şartları da itfaiyenin aleyhinde görünüyor. Hiç lodosun olmaması insanları üzüyor. Yangın haberlerde halka duyuruluyor. Dönemin askeri yetkililerinden birisi konuşma yapıyor ve havada hiç lodosun olmamasının durumu zorlaştırdığını bildiriyor. Bu sırada (Hz) Yûşa Türbesine gitmekte yasaklanıyor. Aniden (Hz) Yûşa Türbesinin bulunduğu yerden bir lodos çıkıyor. Gemileri Karadeniz’e doğru götürüyor. Yangın tehlikesi atlatılmış oluyor.

· Yeni evli bir çift (Hz) Yûsa Camii’ne çaycı olarak alınıyor. İse başladıklarının ertesi sabahı çaycının esi enteresan bir olaya şahit olduğunu söylüyor.

“Rüyamı, hayal mi, hem korktum, hem sevimdim” diyerek söze baslıyor. Sabah kapı çalındı ve açtım. Nur yüzlü birisi dısarıda bekliyor. Dısarısının soğuk olduğunu belirterek, içeriye davet ettim. Dısarıda bekleyen kisi;

– Sizin buraya gelmenize sevindim, dedi. Ben de;

– Siz kimsiniz? diye sordum. Türbeyi göstererek orada yatan kişi olduğunu söyledi ve türbeye giderek kayboldu, şeklinde anlatıyor.

· 65 yaslarında bir adam, türbeyi ziyarete geliyor. İstanbul’un işgali sırasında Yûşa Tepesinde askerlik yaptığını söylüyor. Yûşa Tepesi bombalanıyorken türbenin üzerine yatıyor. Etrafına bomba gelmesine rağmen, türbeye hiç isabet etmediğini söylüyor ve bu şekilde kurtulduğunu belirtiyor.

· Yûşa Camii’nin müezzini geceleyin Yûşa Tepesinin çok ıssız olup, ürkütücü bir havasının olmasına rağmen hiçbir korku duymadığını, farklı bir atmosferinin olduğunu belirtiyor.

Farklı insanlardan dinlemiş olduğumuz bu ve benzeri tecrübeler halkın arasında dilden dile dolaşmaktadır. Daha öncede belirttiğimiz gibi türbe ziyaretlerinin baslıca sebeplerinden biri, türbede yatan zâtın basından geçen olayların efsaneleştirilmesi, insanların yasadıkları tecrübeleri diğer insanlarla paylasmalarıdır. Bütün bu hikâyeler, (Hz) Yûşa Türbesini ziyaret eden insan sayısını artırmaktadır.

Kaynak : Asiye Altan, “Beykoz Yûsa Türbesi Bağlamında Türbe Ziyaretlerinin Psiko-Sosyal Yönden İncelenmesi”, İstanbul 2007

Hakkında Admin

"İnsan bilmediği şeyden korkar" sloganıyla 2012 yılında yayın hayatına başlayan "korkma.net" gerçekçi ve özgün içerikleri ile siz değerli takipçilerimizin ilgi odağı olmayı başarmış ve araştırmacı bir ruhla her geçen gün yeni konular üzerine detaylı ve iddialı çalışmalarla birçok bilinmeyene ışık tutmaya devam etmeyi amaçlamaktadır.

İlginizi Çekebilir

osmanlı dönemi cadı olayları

Osmanlı Dönemi Cadı Olayları

Osmanlı Dönemi Cadı Olayları ve Ebussuud Efendi’nin Bu Konudaki Fetvaları Nedir?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
canlı bahis siteleri