sikis, sex izle, hd porno, porno izle, mobil porno, hd porno, erotik film, turkce porno, sikis izle, izmir escort, gaziantep escort, izmir escort, porno
Reenkarnasyon Olayı Nedir? | Korkma.net | Korku Videoları | Paranormal | Cinler | Korkunç Videolar | Korku | Ruhlar
Anasayfa » Parapsikoloji » Reenkarnasyon Olayı Nedir?

Reenkarnasyon Olayı Nedir?

Pek çok kültürde ölümden sonra insanların yeniden dirileceğine ilişkin inanışlar bulunmaktadır. Bu inanışlara göre yeniden diriliş ya ahiret denilen başka bir âlemde ya da bu dünyada gerçekleşecektir. Yeniden dirilişin bu dünyada çeşitli şekillerde gerçekleşeceğine dair inanışlara tenasüh, reenkarnasyon, ruh sıçraması ve ruh göçü gibi adlar verilmektedir.

Daha ziyade doğu kültürlerinde görülen bu inanışlar her ne kadar birbirinin aynısıymış gibi görünse de aralarında birtakım farklılıklar bulunmaktadır.

Reenkarnasyon, insan ruhunun başka bir bedende tekrar dünyaya gelmesi olayıdır ve insanlık tarihinde en eski dinlerde bile yer bulan inanışlardan biridir. Genel olarak “ruh göçü, yeniden bedenlenme, tekrar doğuş”, günümüz dinsel akımlarında ise “ ruh sıçraması” olarak adlandırılmaktadır.

Reenkarnasyon, Latince kökenli bir kelime olup ruh göçü kavramı ile karşılık bulmuştur ve Türkçe Sözlükte “tenasüh” ile aynı anlamda gösterilmiştir. Tenasüh ise bir diğerinin yerine geçmek, ruhun bir bedenden başka bir bedene veya hayvana geçmesi olarak tanımlanır. Görüldüğü üzere reenkarnasyonla tenasüh birbirinden farklı kavramlardır. Birleştikleri tek nokta ruhun tekrar dünyaya gelmesidir. Bu nokta dışında tamamen farklıdırlar. Reenkarnasyon ruhun mükemmelleşmesi anlayışına dayanırken tenasühte tekâmül yoktur. Tenasüh anlayışında bir ruhu cezalandırma veyahut mükâfatlandırma esas alınır. Tenasühe göre gelip gitmeler olgunlaşmak ve gelişmek amacıyla değil ceza görme veya mükâfatlandırma içindir. Bu yorumda geliş- gidişleri ruhun olgunlaşması için lüzumlu hâle getirmektedir. Dinsel akımlara göre de reenkarnasyon kişinin yaşadığı gezegende olduğu gibi başka bir gezegende de gerçekleşebilir.

İnsanın ölümden sonra dünyaya tekrar gelmesi sürecinin ruhun kemale ermesi için gerçekleştiğine inanıldığını söylemiştik. Bu inanış ilk insandan beri mevcuttur. Bazı teorilere göre kayıp kıta Mu‟da yaşayan insanlar da reenkarnasyon sayesinde ruhun mükemmelliğe ulaşabileceğine inanıyorlardı. En eski uygarlıklardan biri olan Mısır uygarlığında da insanın dünyaya bir kere gelip sonra da burayı ebediyen terk edeceği fikrinin aksine dünyaya birçok yerde birçok kez gelebileceği inancı mevcuttu. Mısırlılar kötü ruhun çeşitli hayvan bedenlerine gireceğini ve bunun o ruhun iyileşmesi için bir yol olduğunu düşünüyorlardı. Aynı şekilde iyi ruhlar da üç bin yıllık bir cennet hayatından sonra tekrar bedenlenebilirdi. Ruhun dünyaya tekrar döndüğünde bedenini hazır bulması için de ölünün bedenini mumyalarlardı ve bu geliş gidiş süreci sonsuza dek sürebilirdi. İnanışlarına göre dünya hayatını ahlaklı bir şekilde geçirenin ruhu ise bir sonraki yaşamını daha iyi bir şekilde geçirir. Mısır coğrafyasına yakın olan Arabistan yarımadasında cahiliye dönemi Araplarında ruhun bir cesetten başka bir cesede girebileceği düşüncesi vardı. Ayrıca ölülerin cesetlerinden her yüzyılda bir kuşun meydana geldiğine ve bu kuşun ölünün gömülü olduğu mezara geleceğine inanılırdı. Tekrar doğuş Araplar arasında çok yaygın olmasa da insanın daha düşük seviyedeki varlıklara (hayvan gibi) dönüşebileceğine ve sonra da tekrar insan olarak dünyaya geleceğini düşünüyorlardı. Bazı kabilelerin isimlerinin hayvan adı olması da bu sebebe bağlanmaktaydı. Buna benzer bir inanışa Hakasya‟da yaşayan Türklerde de rastlanır. Hakaslara göre ruh insanın bedenine bir kuş biçiminde girip çıkar. İyi insanların ruhları iyi kuşlar, kötü insanların ruhları da kötü bir kuş şeklinde bedenden çıkarmış. Büyük ulu ruhlar turna şekline bürünür ve döndükten sonra da mezarlıkta dolaşır ve mezarları sayarmış. Ne kadar mezar varsa o kadar yavrusu olurmuş. Bu büyük kuş ölünce de ruhu daha küçük kuşlara dönüşür. O da ölünce daha küçük bir kuşa dönüşür en sonunda da cennete gidermiş. Öldükten sonra ruhun kuş donuna girip uçup gittiğine inandıkları için Orhun Kitabelerinde ölmek “uçmak”, “uçup gitmek” olarak tasvir edilmiştir.

Reenkarnasyonun en yaygın olduğu yerlerden biri de Hindistan‟dır. Hintliler ruhlarının bu dünyada yaptıkları iyiliklerin karşılığını dünyaya bir sonraki gelişlerinde insan doğarak alacaklarını fakat kötülük ederlerse hayvan doğarak cezalandırılacaklarını düşünürler. Bu inanç Hinduizm‟deki “Karma” ve “Samsara” felsefelerinin temelini oluşturur. Mısırlılardan farklı olarak Hintliler insanın insan ve hayvanın yanında bitki şeklinde de dünyaya gelebileceğine inanırlar. İnsan başlangıçsız bir karma yasasın sahiptir ve bu duruma sebep olan karma ortadan kaldırılmadığı sürece de bu doğum ve ölüm süreci (Samsara) devam eder. Bu yüzden insanoğlunun en büyük hedefi bu döngüye mahkûm oluşun sebebini bulmak ve yok etmektir. Ancak bu şekilde içinde bulunduğu ıstıraptan kurtulabilir. İnsanoğlunu bu döngüye sürükleyen en büyük sebep ise cehalettir. Bu cehalet evrendeki çokluğun içindeki biri göremeye engeldir. Cehaletine esir olan insanoğlunun ruhu kendini bedeniyle bir zanneder ve bedenin varlığını sürdürmek için elinden geleni yapar. Ruhun bu yaptığı da hayatı boyunca insanoğluna sevinç ve acı veren egoizmden başka bir şey değildir. Bu cehalet ve var olma arzusu insanın dünyada başına gelen hastalıkların ve diğer kötülüklerin sebebidir. Bunları aşmadığı sürece insanoğlu doğum ölüm sürecine mahkûmdur. Ancak cehaletini ve bendenin var olma arzusunu yenebildiğinde Samsara sürecinden kurtulabilir. Budizm‟de insan dünyaya tekrar tekrar gelir bu süreç içinde kötülüklerinden arınarak “Nirvana”ya ulaşabilir.

Reenkarnasyon inancı semavi dinlerin bazı mezhepleri tarafından ise kesinlikle kabul edilmez. Bu mezheplere göre ruh bir kere dünyaya gönderilir ve yaşadığı hayatta yaptığı iyilik veya kötülüğe göre ahiret gününde hesaba çekildikten sonra cennet veya cehenneme gider. Ancak Musevilikte Kabalacılar; Hıristiyanlıkta Liberal Katolik Kilisesi, Hıristiyan Spiritüalist Hareketi, Teosofinizm, Okültizm, Gnostik Kilisesi gibi birçok kurum ve mezheple İslamiyet‟in Şiiliğe bağlı İsmailî, Nusayri ve Dürzî gibi mezheplerde tenasühün var olduğu inancı mevcuttur. Günümüzde saydığımız din ve mezheplerin dışında pek çok dinsel akım da reenkarnasyona yer vermektedir. Hipnoz ile kişilerin geçmiş yaşamı veya yaşamları hakkında bilgi toplanmaya çalışılıp önceki hayatında kim olduğu, nerede yaşadığı, nasıl öldüğü veya öldürüldüğü gibi sorulara cevap aranır. Bu yolla psikoloji bu inancı bir hastalık olarak gördüğü için bilgi edinmeye çalışırken dinsel akımlar reenkarnasyonun gerçekten var olduğunu kanıtlamaya çalışırlar. Bu dinsel akımlardan biri olan spiritüalizmde kişi öldükten sonra ruhuna bir “Rehber Ruh‟un” eşlik edeceğinden ve bu rehber ruh sayesinde kişinin ruhunun kendini geliştireceğinden bahsedilir.

Kaynak : HATAY’DA REENKARNASYON MEMORATLARI – Ali BEZGİN

Hakkında Admin

"İnsan bilmediği şeyden korkar" sloganıyla 2012 yılında yayın hayatına başlayan "korkma.net" gerçekçi ve özgün içerikleri ile siz değerli takipçilerimizin ilgi odağı olmayı başarmış ve araştırmacı bir ruhla her geçen gün yeni konular üzerine detaylı ve iddialı çalışmalarla birçok bilinmeyene ışık tutmaya devam etmeyi amaçlamaktadır.

İlginizi Çekebilir

satanist-bir-genc-ile-roportaj-korkma-net

Satanist Bir Gençle Yapılan Röportaj

Bu bölümde, lise yıllarında Satanist olan, Satanist arkadaslar edinen ve onların ayinlerine katılan K.D. isimli bir ...

1 Yorum

  1. Reenkarnasyon…. CIN CARPMASIDIR!!!!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

escort bursa-escort beylikdüzü-escort bursa-escort istanbul-escort istanbul-bodrum escort bayan-denizli escort-marmaris escort bayan-kayseri escort bayan-sakarya escort bayan-samsun escort-mersin escort-bursa escort-kocaeli escort-atasehir escort bayan
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.