sikis, sex izle, hd porno, porno izle, mobil porno, hd porno, erotik film, turkce porno, sikis izle, izmir escort, gaziantep escort, izmir escort, porno
Satanizm Nedir? | Korkma.net | Korku Videoları | Paranormal | Cinler | Korkunç Videolar | Korku | Ruhlar
Anasayfa » Parapsikoloji » Satanizm Nedir?

Satanizm Nedir?

Satan kelimesi Şeytan ve İblis kelimelerinin karsılığıdır. Bu kelimenin anlamı ise; Kötü Ruhun, Seytan’ın, Bastan Çıkaran’ın, Karanlığın Prensi’nin, Tanrı’nın veya Tanrı’yı seven ve O’na kulluk edecek olan herkesin Büyük Düşmanı’nın şahıslandırılmış şekli veya sembolü diye tanımlanmıstır. Satanizm için çesitli kaynaklarda su tanımlar yapılmaktadır:

“Satanizm; Felsefede ve edebiyatta Seytan’a ve kötülüge gösterilen baglılık, onları yüceltme demektir”

“Satanizm genelde anlaşıldıgından farklı olarak, bir ilaha bağlı olmama anlamında “dinsizlik” e mukabil gelmektedir. Bazıları, Satanizmin sınırlayıcı Musevi-Hristiyan prensiplerinin verdigi memnuniyetsizligi ve bir ölçüde dini yeniden tanımladıgını söyler. Her ikisi de geçerli görüslerdir. ”

“Satanizm; Seytan’a diger bir ifadeyle Yahudi-Hristiyan gelenegi tarafından Tanrı’nın tam karsısında mutlak kötülük veya mutlak kötülügün temsilcisi olarak tecessüm ettirilen sahsiyet veya prensibe ibadet etmek demektir. Aynı zamanda bu ibadet, Yahudi-
Hristiyan dini tahakkümüne karsı bir baskaldırı hareketi olarak da tanımlanmaktadır. ”

“Satanizm; esasen, Hristiyanlıga karsı bir reaksiyon olarak ortaya çıkan; Seytan’a veya Hristiyan demolojisinden diger merkezi figürlere tapınmaktır.”

“Satanizm; Seytani tasarruf veya uygulama; Seytan’a ibadet ve özellikle Hristiyan ayininin alaylı tarzda kutlanısıdır.”

“Satanizm; Hristiyan ayinlerinin alaylı ve gülünç taklidi seklindeki yarı dini törenler ve Seytan’ın yeryüzündeki hakimiyet davasını yüceltmeye yönelik diger fiillerin icrası ile Seytan’a saygı gösterme kültürünün icrasıdır.”

“Satanizm; netice itibariyle insanı özgürlestirmek; onun hayat, zevk ve mutlak özgürlük arzusunu tatmin etmek amacıyla Kadir ve gdis edici bir Tanrı’ya baskaldırma cesaretine sahip Melek olarak Lusifer’e tapınılmıs olan, Hristiyanlık içindeki bir sapkınlıktır.”

Yukarıda yapılan tanımlardan söyle bir sonuca ulasılmaktadır ki o da; Satanizm, Seytan’a tanrı diye tapınma faaliyeti adı altında Yahudi-Hristiyan gelenegine, Yahudi-Hristiyan dini tahakkümüne ve özellikle de Hristiyanlıga karsı baslatılan bir reaksiyonun adı olmustur. Buna “Modern Protesto Hareketi” de denilebilir. Bu hareket, basta Hristiyanlık olmak üzere, bütün dinlere ve dinlerin ortaya koydugu kutsal degerlere karsı bir isyanı temsil etmektedir. Dolayısıyla Satanizm; Seytan’ın en önemli özelligi olan muhalefet ve isyanı esas alarak, dinin ve dini olan kutsal her seyin karsısında; fakat Tanrı’nın karsısında olanın, yani Seytan’ın ve onun temsil ettigi seyin yanında yer alma hareketidir.

2) Satanizm’in Arka Planı

Satanizm, baslangıcı itibarıyla ortaçag büyücülerine ve Hristiyanlık’dan uzaklasan ayrılıkçı gruplara (heretiklere) kadar dayandırılmıs bulunan ve 19. asrın sonlarında Amerika ve Avrupa’nın çesitli ülkelerinde ortaya çıkan ve günümüze kadar düzensiz olarak da olsa devam ettirilmis olan bir inanç ve uygulamadır.

Satanizm’in tarihini ele alırken geçmisteki ve günümüzdeki durumunu göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Genellikle “Geleneksel” ve “Modern Satanizm” gibi iki temel baslık altında ele alınan Satanizm’in tarihi ortaçaglara kadar götürülmekte ve ortaçag büyü uygulaması ve büyücüleri ile irtibatlandırılmaktadır. Rönesans dönemi boyunca diger bir ifadeyle 14 ile 16. yy arasında büyücüler, dinden dönenlerle birlikte, Seytan’a tapınmakla suçlanmıslardır. O dönemde büyücülerin pek çogu, muhtemelen iskence yoluyla baskı altında tutularak, Seytan’a taptıklarını itiraf etmek zorunda bırakılmıslardır. Diger taraftan, halk arasında, büyücülerin Seytan’a taptıklarına dair bir inanç ve bilginin hala dolastıgı da söylenmektedir.

Satanizm’in; tarih boyunca zannedilecegi kadar çok da yaygın olmadıgı söylenmektedir. Bununla beraber, ortaçagda Engizisyon Mahkemesi üyeleri her yerde bulunduguna ve onların mutlulugu için ciddi bir tehlike gibi göründüklerine inandırmaya
çalısmıslardır. 15. yy.’ın ortalarından 18. yy’ın baslarına kadar, büyü avcılarından zirvede oldugu yaklasık 250 yıllık dönem boyunca bu tartısmalar devam etmistir. Muhtemeldir ki bir kısım Seytan’a tapınma hadiseleri, Hristiyan Kilisesi’nin otoritesine karsı baskaldıranlar arasında bir meydan okuma seklinde, o dönemlerde gerçek olarak gerçeklesmistir.

Satanizm’in, teskilatlı bir faaliyet olarak 17. yy’dan çok daha önceleri mevcut olduguna dair güvenilir bilgiye rastlanmamaktadır. Bununla beraber, 17. yy gibi erken bir dönemde Katolik Kilisesi, papazlardan bir kısmını, Ekmek-Sarap Ayini’nin büyüsel gücünü kötü maksatlarla bozmakla itham etmistir. Bütün bunların yanında, büyü ile ilgili bir metin kitabı olan ve ilk defa 17 yy’da, belki de daha önce basılan “Grimoire of Honorious”da, büyü yoluyla seytanları çagırmak amacıyla ayinler düzenleme talimatları verilmistir. Öte yandan, 17. yy’da satanik faaliyetler, papaz rütbesi ellerinden alınmıs kimselerin veya ahlaksız papazların nezaret ettigi Seytan’a tapınma ayininin (black mass) büyüsel/seksüel merasimlerine düskünlük gösteren Hristiyanlar tarafından yönetilmistir. Bu tür ayinlerin en çirkini ve en çok konusulanı, Louis XIV döneminde Fransa’da meydana gelmistir. Bu ayin, kralın metresi Madam de Montespan tarafından yönetilmis ve La Voisin adında bir okkültist33 ve Abbe Guiborg isimli, 67 yasındaki ahlaksız bir papaz da ayine rehberlik etmistir. Her nedense 18. yy’da Satanik faaliyetlerin varlıgına dair güvenilir hiçbir delile rastlanmamıstır. Bununla beraber, ngiltere’de Sir Foncis Dashwood (1708 1781) tarafından kurulmus bir topluluk olan Hellfire Kulüp, çogunlukla Satanist olarak vasıflandırılmıstır. Fakat gerçekte bu topluluk: bir kulüpten ziyade, içkiye, “rahibeler” adı verilen kadınlarla seksüel iliskilere ve benzeri edebe aykırı davranıslara düskün gençler için düzenlenmis bir organizasyon idi. Hellfire Kulüp veya kendi isimlendirmelerine göre “Medmenham Kesisleri”, 1750-1762 yılları arasında Dashwood, aynı zamanda “Medmenham Manastırı” adı da verilen evinde düzenli olarak bir araya gelmislerdir. Bu üyelerin, Seytan’a tapınma ayinlerini icra ettikleri söylenmistir. Fakat onların yapmıs oldugu bu faaliyetlerin gerçekten birer Satanik faaliyet olup olmadıgı konusu pek de aydınlıga kavusturulamamıstır. O dönemde benzer gruplar olarak “cadaloz kadın çocukları” ndan ve “mavi spor ceketliler” den söz edilmistir.

19. yy’da Satanik grupların ve Satanik faaliyetlerin yeniden canlandırıldıgı görülmektedir. ste bu dönemin en meshur Satanisti olarak, Fransa’lı Abbe Boullan’dan bahsedilmektedir. Boullan, “Karmel Kilisesi” nin bir dalının bası olmus ve söylendigine göre kara büyü ve çocuk kurbanını tatbik etmistir. Karmel Kilisesi, Eugene Vintras tarafından olusturulmustur. 1848’de Karmel Kilisesi, bilinen bir hareket olarak, Papa tarafından kınanmıstır. 1851’de ise Vintras, daha önceki bir taraftarı tarafından, Seytan’a tapınma ayinlerini çıplak olarak idare etmekle, homoseksüellikle ve özellikle 19 yy ve sonları için söylemek gerekirse, Satanistler’in veya Paladistler’in varlıklarının delili tamamen Paris’teki bir grup insanın eserlerinden ibarettir. Bunlardan ilkinin ve en eskisinin J.K Huysmans’ın “La Bas” (Paris, 1891) isimli romanı oldugu ileri sürülmüstür. Satanizm’in ilk klasigi diye de nitelendirilen bu romanda Satanizm konu edinilmistir.  Ayrıca Kilise Satanizm ile büyü ve büyücülük arasında iliski kurulmus oldugunu vurgulamıstır. Avrupa’ya ait büyü 14. yy’ın ortalarında önce sihirden ayrı tutulmamıstı. 14. yy’ın ortalarından itibaren Kilise, büyücü kadınların Seytan’la ittifak sözünü içeren bir “anlasma” yaptıkları düsüncesini vurgulamıstı. Bu anlasma geregi Seytan’da karsılık olarak, onlara büyüksel etki gücü verecekti. Böylece büyücülük “sahte bir din” haline geldi ve 1484’te büyücülüge karsı, diger sapık gruplara karsı düzenlenene benzeyen ve papalık bildirisiyle tasdik edilen bir kampanya baslatıldı. Büyücülüge ve büyücülere karsı baslatılan bu amansız mücadeleye devam edildi ve bu geçici büyü modası İngiltere adalarından (Britanya) tutmasına ve 1692’de Salem Massachusetts’te bir patlama olmasına ragmen, 1700’den önce en az iki yüz bin kisi, agırlıklı olarak kıta Avrupası’nda idam edilmisti. Öte yandan, gelistirilmis bir inanç sistemi de olgunlastırılmıstı. Vücutlarında bir “büyücü nisanı” tasıyan büyücü kadınlar, cumartesi geceleri Seytan’a tapınma alemleri düzenlediler; geceye hayvan veya sinek suretine bürünerek istirak ettiler ve gece boyunca hayvan kılıgına bürünmüs müsahhas Seytan suretinde kaldılar.

Öyle anlasılıyor ki ortaçaglarda bazı sapık düsünceli veya Kilise karsıtı kimseler ya da su veya bu sebepten dolayı cezalandırılmak istenenler; genellikle büyücülükle, Seytan’a tapınmakla veya dinsizlikle vs. suçlanarak Engizisyon Mahkemelerinde yargılanmıs ve diri diri yakılmak suretiyle iskenceyle öldürülmüslerdir. Aslında konumuz dogrudan büyücülük olmamasına ragmen büyü ve büyücülük hakkında biraz fazla bilgi verisimizin sebebi, büyücülükle Satanizm arasındaki iliskiyi daha anlasılır bir sekilde ortaya koymaktır. Burada belki; büyücüler niçin Seytan veya seytani güçlere tapınmıslardır? gibi bir soru akla gelebilir. Kaynaklardan edindigimiz bilgiler ısıgında bu soruyu söyle cevaplandırmak mümkün olur gibi görünmektedir: fade edildigine göre pek çok büyü uygulaması Seytan’a tapınma ile irtibatlandırılmıstır. Böyle bir uygulamadaki hakim düsünce ise; belirli bir grup tarafından anlasılabilen ezoterik (gizli, gizemli) bilgi yoluyla seytanların ikna edilebilecegi ya da büyücünün emirlerini yerine getirmeye mecbur bırakılacagı seklindedir. Aslında burada yapılmak istenen, büyü vasıtasıyla Seytan’la veya seytani güçlerle temas kurarak, bir nevi onların gücünden yararlanmak veya onları kendi emelleri dogrultusunda kullanmaktır. Çünkü büyünün; “tabiatüstü güçleri kontrol altında tutma veya yönlendirme yoluyla olayların rotasını istenilen yönde degistirme amacıyla yapılan bir sahıs veya grup tesebbüsü” seklinde de tanımlanabilecegi belirtilmistir.

Bir Katolik Ansiklopedisi’nde de, Satanizm’le büyü arasındaki iliski, bir yakın akrabalık iliskisi çerçevesinde degerlendirilmis ve su sekilde açıklama yapılmıstır.

“Satanizm büyünün (magic) yakın akrabasıdır.” Aynı sekilde büyücülük de, “din” olarak Satanizm’in akrabası olmaktadır. Burada gizli olana (mystery) temas etme, görünmeyen dünya ile iliskiye girme duygusu söz konusudur. Bu ise, dini duygunun eski (arkaik) formlarından biridir; fakat esas itibariyle korku ona egemen olmustur. Ancak, belirtmek gerekir ki, büyünün veya büyücülügün her çesidini Satanizm’le irtibatlandırmak dogru degildir. Çünkü Seytan’a tapınma ile irtibatlandırılan büyü, “kara büyü (black magic)” adı verilen ve kötü maksatlarla yapılan büyüdür.

Yirminci asrın baslarında, “kara papa” olarak da bilinen Aleister Crowly Satanizm’le irtibatlandırılmıstır. Crowly , kendisini “hayvan” diye isimlendirmesine ragmen Seytan’ı tanımlamak için “hayat”, “sevgi” ve “ısık” kelimelerini kullanmıs; bir ara vaftiz olmus ve bir kara kurbagayı sa niyetine çarmıha germistir. Bütün bunlara ragmen onun bir satanist olmadıgı, aksine bir büyücü ve Ökkültist oldugu da belirtilmistir.

Son dönem veya günümüz Satanist anlayısını önemli ölçüde yansıtan Modern Satanizm’in en büyük hareketi 1960’larda ABD’de baslamıstır. Bu hareketin liderligini ilginç ve karizmatik sahsiyeti yanından da kurnaz ve aynı zamanda kabiliyetli bir kisi olan Anton Szandor LaVey yapmıstır. LaVey, 1966’da, San Fransisco’da “Seytan”ın Kilisesi’ni (The Church Of Satan)” kurmus ve onun bas rahibi olmustur. Onun ve kilisenin gösterdigi faaliyetlerde medyanın büyük çapta ilgi odagı haline gelmistir.

11 Nisan 1930’da Sikago’da dünyaya gelen LaVey, Alsas’lı bir soydan geldigini; Gürcü ve Romen kanı tasıdıgını ve büyük anneannesinin de, Transilvanya’lı bir çingene oldugunu söylemistir. Onun sahip oldugu bu akrabalarının, onu ileride üstlenecegi role hazırladıgı belirtilmistir. Çünkü onun çingene olan anneannesi, ona Transilvanya’da vampirlerin ve büyücü kadınların efsanelerini aktarmıstır. LaVey; bir aslan terbiyecisi, polis fotografçısı, suçbilimci, artist ve bilimsel hipnotist olarak çalısmıstır. Ayrıca LaVey, hayatının önemli bir kısmında bando, tiyatro ve kaval orgu çalmıs ve sonra da, modern terkipçi teknolojisinin becerikliligine sahip olmustur. Sahip oldugu bu özellik de onun, her çesit aküstik enstrümanın benzerini yapmasını saglamıstır.

Lavey, 1960’tan 1966’ya kadar kendi seçkin Satanist düsüncesini gelistirmistir. O, Seytan’ı yeryüzünün islerini idare eden, tabiatta gizlenmis karanlık bir güç olarak görmüstür. Yine o, insanın gerçek tabiatının bir sehvet düskünlügü, gurur, hedonizm (hazcılık) ve inatçılık gibi, medeniyetin gelismesine imkân veren özelliklerden ibaret oldugunu ileri sürmüstür. Ona göre beser tabiatı (beden) inkâr edilmemeli, kutsanmalıdır. Bir kimsenin ihtiyaç duydugu basarının elde edilmesi yolunda ayak direyenler
lanetlenmelidir.

Lavey, 30 Nisan 1966’da büyü ve büyücülük ilminde en önemli festival olarak bilinen Walpurgisnacht’ta, büyücülerin gelenegine uygun olarak basını tras ettirmis ve Şeytan’ın Kilisesi’ni kurdugunu ilan etmistir. O, Seytan’a ibadet karsılıgında “kilise” teriminin etkileyici degerini anlamıs ve insanların ayin, merasim ve görkemli törenlere karsı tabii meyilli olduklarını kurnazca kabul ve itiraf etmistir. LaVey, Satanist ayinlerinde, kısmen bir leopar derisiyle örtülü, çıplak bir kadını sunak olarak kullanılmıstır. Esi Dianne, kilisenin basrahibesi olmustur. LaVey, Dianne’den dogan kızı Zeena’yı vaftiz etmistir. Dolayısıyla Zeena, Satanizm’de ilk vaftiz edilendir. lk esinden dogan Karla da, Satanizm hakkında üniversite ve kolejlerde konferanslar vermeye baslamıstır.

LaVey, mensuplarına, kurum karsıtlıgını, kendi isteklerine düskünlügü ve intikam almanın kisiye verecegi bütün haz çesitlerini tavsiye etmistir. Ona göre düsmanlardan nefret edilmeli ve onlar mahvedilmelidir. Seks yüceltilmistir. O, hayat yükünden kaçıp kafasını dinlemek isteyen kimselerin kullandıgını ve tabii yükselisleri basarmak için zorunlu olmadıgını söyleyerek, uyusturucu kullanımına karsı çıkmıstır.

Seytanın Kilisesi suni yer altı odalarında organize edilmistir. “Baphomet” adı verilen bir keçi kafasını ihtiva eden ve tılsım olarak kullanılan ters çevrilmis bes köseli yıldız, aynı zamanda birer sembol olarak seçilmistir. LaVey, ayinler için büyüsel dil olarak Enoch’un (dris)40dilini kullanmıs ve Crowly tarafından olan Enoch’a ait anahtarları benimsemistir.

Film yönetmeni Romen Polanski, LaVey’i, ra Levin’in 1968’de terk edilen, Seytan’a tapanlar, “Rosemary’s baby” adındaki film çevirisi için kiralamıstı. LaVey, Seytan’ı tasvir etmis ve Polanski’ye Satanik ayinin detayları hakkında bilgi vermistir.

LaVey, organize faaliyetlerinin çogunu kilise mensupları dısındakiler üzerine çevirmis ve kitaplar yazmaya baslamıstır. ste bu tür faaliyetlerin bir sonucu olarak “The Satanic Bible (Seytan’ın Kutsal Kitabı)” 1969’da yayınlanmıs, onu 1972’de “The Satanic Rituals (Satanist Ayinler)” takip etmistir. 3. kitabı “The Compleat Witch” ise Avrupa’da basılmıstır.

Bu son dönem Satanik grupları arasında ve belki de hepsinin en tehlikelisi sayılabilecek küçük Satanik gruplardan söz edilmistir. Kendilerine Satanistler adını veren bu küçük Satanik grup üyelerinin ayinsel öldürmeyi ve hayvan kötürüm etmeyi tatbik ettikleri bildirilmistir. Yine bu tür grupların, çocukları ve evsiz kimseleri zorla kaçırdıkları ve onları kurban olarak kullandıkları söylenmistir. Digerleri de, kurbanların öldürülmeden önce cinsi tecavüze ugratıldıklarını; sonra kanlarının içildigini ve etlerinin de yenildigini yazmıslardır. Hatta bazı dönemlerde bazı kadınlardan, “en büyük” ve “ideal” insan kurbanı için sık sık çocuk dogurmaları istenmis ve bu bilfiil tatbik edilmistir. Nitekim daha önce bu maksatla kendisine çocuk dogurtturulanlardan bazısı, çocuklarının derilerinin kendi gözleri önünde canlı canlı yüzüldügünü, etlerinin yenildigini, yakıldıklarını, betondan yapılmıs bir
yere atıldıklarını ve parça parça edildiklerini ve sonra da Okyanus’a atıldıklarını seyretmek zorunda bırakıldıklarını anlatmıslardır. Hatta ayinde kullanılan bazı aletlerin de o çocukların kemiklerinden yapılmıs oldugu belirtilmistir.

Bazı Satanist gruplar tarafından gerçeklestirilen benzer ve tüyler ürpertici bir hadise de, bu olayları bizzat yasayan bir çocuk tarafından anlatılmıstır. 1985’te, Bakersfield, Kalifornia’da, on yasında bir erkek çocuk, kendisinin ve diger 24 çocugun, yaklasık 40
civarında yetiskin tarafından kötü bir kiliseye götürüldüklerini ve o yetiskin kimselerin, Seytan’a dua okurken çocukların elbiselerini çıkardıklarını söylemistir. Ayrıca bu çocuklar, yasayan bir bebege çesitli yerlerinden bıçak saplamaya zorlanmıslar; neticede çocuk öldürülmüs ve parçalanmıstır. Sonra da, o bebegin kanını içmeye mecbur bırakılmıslardır. Daha sonra, o on yasındaki çocuk, yetiskinlerin diger çocuklara tecavüz ettiklerini söylemistir. Benzer durumlar Kalifornia’nın her tarafından anlatılmıstır. Her seye ragmen Satanik grupların tamamını aynı kategoride degerlendirmemek gerektigini; mesela, Seytan’ın Kilisesi ve Temple of Set gibi Satanik dini organizasyonların, kendi gruplarının siddete dayalı kanlı kurbanlarına göz yummadıkları dolayısıyla onların hiçbir sekilde bu tür suçlarla irtibatlandırılmamaları gerektigi belirtilmistir. Yine bu meyanda, Aquino’ya göre Temple Of Set, “makul kisisel çıkarı” ve bir kimsenin kendi akli ve ahlaki kararlarına karsı sorumluluk tasımasını vurgulamıstır.

Konu bu noktaya gelmisken sunu belirtmek gerekir ki; son dönem veya günümüz Satanist anlayışları ortaçağ veya 19. asır Satanist anlayışından oldukça farklı hale getirilmistir. Dolayısıyla bizim buraya kadar vermis oldugumuz bilgiler sadece bir tarihçe, bir arka plan niteligindedir. 20 asır ve günümüz Satanist anlayısları, belli baslı Satanist gruplar, onların temel düsünceleri, inançları, takip ettikleri yol veya yollar, ibadet ve ayinleri, kiliseleri, cemaatleri, kutsal metinleri, söylemleri, kuralları, kendilerine isnad edilen cinayet ve suçlar, sahip oldukları dünya görüsleri vs. bundan sonraki bölümlerde bütün teferruatlarıyla ve olabildigince dogru bir sekilde ele alınıp incelenecektir. Ancak yukarıdaki ifadelerden, son dönem veya günümüz Satanizm anlayısının 15. asır Satanist anlayısı ile hiçbir iliskisinin bulunmadıgı gibi bir anlam da çıkarılmamalıdır.

Aslında günümüz Satanizm’inin, 19. asır “Okkült Uyanışı” ndan kalma oldugu söylenmektedir. Daha dogrusu günümüz Satanizm’inin; Okkültizm’in yeniden canlandırması, önceki asırlarda büyücü kadınlara ve sihirbazlara atfedilen uygulamaların bir taklidi ile Satanizm’in yapay bir “canlandırılısını” içerdigi ifade edilmektedir. Su halde günümüz Satanizm’i; Geleneksel Satanizm, LaVeyan Satanizm veya Modern Satanizm, Left Hand Path, Sinister Path, Order of Nine Angels (ONA), Temple of Set vb. gruplara ayrılmıstır. Günümüz Satanist gruplarının ve düsüncelerinin daha iyi anlasılabilmesi için bu grupları, görüs ve düsüncelerini teker teker ele alıp incelemek gerekmektedir.

Kaynak: Perihan Akdemir Çetin, Şeytana Tapınmanın Yeni Adı Satanizm, Şanlıurfa 2007

Hakkında Admin

"İnsan bilmediği şeyden korkar" sloganıyla 2012 yılında yayın hayatına başlayan "korkma.net" gerçekçi ve özgün içerikleri ile siz değerli takipçilerimizin ilgi odağı olmayı başarmış ve araştırmacı bir ruhla her geçen gün yeni konular üzerine detaylı ve iddialı çalışmalarla birçok bilinmeyene ışık tutmaya devam etmeyi amaçlamaktadır.

İlginizi Çekebilir

şamanizm nedir, şamanizm bir din midir

Şamanizm Nedir? Bir Din midir?

İnsanlığın en eski dinlerinden biri olan Şamanizm milattan önceki yıllardan bu yana Türklerin ve çevresindeki toplulukların ...

1 Yorum

  1. sanatizm ne yoluyla unlenmistir ? acil

mert için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

escort bursa-escort beylikdüzü bayan-bursa escort-escort istanbul bayan-escort istanbul bayan-bodrum escort-denizli escort-marmaris escort bayan-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort bayan-bursa escort-kocaeli escort-ataşehir escort-istanbul escort bayan-sikiş-bursa escort-bursa escort
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.